Ben geldim blogcu kapandı ,blogcu geldi Pcim göçtü.Gerçi hala sorunlu Pcim ama bu kadarına şükür.Çok şeylerim oldu anlatcak sırasıyla alacak yerini burada Türkiye'ye şafak Antalya...Heyecan dorukta bavulum full hediye ile dolu kendime bir parça koyacak yerim yok sanırım ablamın bavuluna et atıcam Canım ablam benim (yağ çek ) Bunlar benim yeni cicilerim.Hediye alışverişinde kendimi es geçemedim.Ben su içmeyi unutanlardanım bu yüzden kendimi hergün en az 1 litre içmeye zorlamaya karar verdim.Dolduruyorum Pooh'umu bütün gün ordan oraya dolanıyoruz evin içinde : ) ama işe yaradı içebiliyorum .
Bu da benim yeni minderim.Aslında içinde şişme minder vardı ama rahat edemedim.Bende evdeki minderlerimi topladım poohuma emanet ettim ve rahat ettim.Vallahi süper oldu :)
Bu çanta ise benim öğle yemeği çantam yani Japonca'da obento çantam :) Yıllar sonra ilkokul çocuğu gibi beslenme çantası hazırlıyorum kendime ama burada çok normal herkes evden götürüyor sayılır :) Aynısından küçük kardeşime de aldım sayemde o da birazcık Winnie hayranı :) Bir Winnie günü de bu kadarla sona erdi.Türkiye'ye bi gitsem ordaki Winnie'lerime kavuşsam
Yıllardır haziranlarım günlük güneşliktir benim alışamadım ben yağmurlu hazirana.İçim sıkılıyor sonbahar hüznü çörekleniyor içimin ta içine.Elim kolum kalkmıyor.Pufff offf sesleri çıkarıyorum mütemadiyen.Yukarıda ki fotoğraf 2 dakika önce tarafımdan çekildi.Balkondan çektim.İçimde büyük bir heyecan şafak 14 .Notlar alıyorum kendime yapacaklarım,yiyeceklerim,getireceklerim .Off geçsin bitsin günler artık ya.Ben gideyim ananemin yıkadığı mis kokıulu çarşaflarda uyuyayum. ben saçmalarım daha da bunun sonu iyi değil . Sus serrose hadi git artıkkkk
Günlerden sonra bugünüm yoğun geçti.Yukarıda görmüş olduğunuz iki melek benim öğrencim.Geçen haftalarda ailece misafirim olmuşlardı.Ben o gün onlara kuru pasta hazırlamıştım.Büyük olan Sena çok sevdi ve bende yapmak istiyorum dedi.Bugüne sözleştik.Sabah kalktım evi bir güzel temizledim.Alışverişimi yaptım ve bu minikleri beklemeye başladım. Sözleştiğimiz saatten bir saat sonra geldiler biraz telaşlandım.Annelerinin son anda işi çıkınca biz 3 kişi kaldık.Efendim ellerimizi yıkadık.Malzemelerimizi masamıza hazırladık.Ve tarife göre adım adım yaptık.Ben hemen hemen hiçbirşeye karışmadım.Sadece yönlendirdim.Biraz iletişimimiz zor oldu ama yarım Japonca yarım Türkçe becerdik. Bu iki meleğin el becerisi ,resim yeteneği ve kelime hafızası süper.Maşallah 41 kere. Büyük olanın adı Sena ve 7 yaşında küçüğü ise benim Hollywood starım Ayla ve 4 yaşında.Babaları Türk anneleri Japon ve ikiside Dünya iyisi 2 insan.Allah mutluluklarını daim eder insallah. Ben Japonya'daki bir Türkçe okulunda öğretmenlik yapıyorum.Bu melekler ve aileleriyle bu sayede tanıştım.Kızlar bana hemen alıştı ve tabi bende onlara.Yukarıdaki foto kuru pastalarımızın son hali. Günün sonunda bu haldelerdi.Oyunlar oynadık,çizgi film seyrettik,boyamalar yaptık ve az önce de vedalaştık.
Yaz kış demeden dondurma yiyenlerdenim.Türkiye'de kışları battaniye altında çoookk dondurma yemişliğim vardır.Zira bu sebeple 53 kilo geldiğim Japonya'da 59 kilo bulunmaktayım.Efendim gam yok keder yok bir hasretlik var o da vurduruyor beni dondurmaya ve abur cubura.Günde en az 2 dondurma yiyorum resmen sigara alkol gibi bişey oldu benim için.Birkaç gün önce gittiğim alışveriş merkezinde bulduğum bir dondurmacıda L boyunda bir dondurma yedim.Ben yedim çoktan bitti size de bakması kaldı
Bak nasilda bulduk birbirimizi.Ben burdayim cunku kendim icin gunlerdir icimde bir SIKINTI nereye varacak sonu bilemedim.Hayir olsun hayir dedim kendi kendime.Sonra bu satirlari yazarken buldum kendimi isteyen uzerine alinsin diye...